İmanı güçlü eş seçmenin nedenleri ve sonuçları Müge Anlı 26 Nisan 2017
21 Ağustos 2017 Pazartesi
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz

İmanı güçlü eş seçmenin nedenleri ve sonuçları

16 Kasım 2016
320 defa okundu.
İmanı güçlü eş seçmenin nedenleri ve sonuçları

806x378-imani-guclu-es-secmenin-nedenleri-ve-sonuclari-1479283889948

Eğitim, askerlik, iş vs derken sıra geldi evliliğe, dininin yarısını tamamlamaya… Peki nasıl bir evlilik yapmalıyız? Kiminle evlenmeliyiz? Kimleri eş olarak seçmeliyiz? sorunlarının tek cevabı; imanlı, takvalı bir eşle yapılan evliliktir. Şimdi neden imanlı birini seçmemiz gerektiğini ve bunun sonuçlarının neler olduğunu maddeler halinde hep bilikte görelim.

1.Allah’ın Rızalığını Kazanmak İçin

” Allah kime dindar bir kadınla evlenmeyi nasip ederse, ona bu şekilde dininin yarısında yardım etmiş olur. Geriye kalan yarısında da Allah’a karşı gelmekten sakınsın ” (Suyuti, Camius Sağir, 2/932, No:8730) hadisten yola çıkarak her müslüman evilik çağına geldiğinde erkek ya da kadın kendine dindar bir eş seçmelidir. Her ne kadar günümüzde evlilikte eşte aranan kriterler de güzellik, para ve kariyer en başta gelse de gerçekte olan Allah’ın razı olduğu ve peygamber efendimizin sallallahu aleyhi ve sellem öğütlediği evliliktir. ” Bugün size iyi ve temiz şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal olduğu gibi, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir. Ve müminlerden iffetli hür kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden namuslu hür kadınlar, zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın, namuslu bir şekilde mehirlerini ödediğiniz takdirde, size helâldir. Her kim imanı inkâr ederse, ameli boşa gitmiş olur ve o, ahirette zarara uğrayanlardandır. ” (Maide Suresi 5. Ayet) Bu ayetle beraber evlilikte ilk ve en önemli kriterin eşlerin dindar olması gerektiğini bir kez daha görüyoruz. Ve diyoruz ki Allah’ın bizlerden razı olması için dindar, imanı güçlü bir eş ile evlilik gerçekleştirmeliyiz

2. Hayatın Zorlukları Karşısında Yenilmemek İçin

” İman iki eşit parçadır. Yarısı sabır, yarısı şükürdür. ” ( Camius Sağir 3:188) Peygamber efendimizin sallallahu aleyhi ve sellembu sözü üzerine; sabrı ve şükrü bilen bir kişi imanını da tamamlamış oluyor İnşaAllah. Biz de imanlı bir eş seçersek eğer ileride başımıza gelen olumsuz hal ve durumlarda bizleri yalnız bırakmayıp; bulunduğumuz duruma şükredip sabrederek bizlere destek çıkan, günaha düşmemize engel olan bir eş seçmiş oluruz. Aksi takdir de sabrı bilmeyen, her haline şükretmeyen bir kişi bizleri de kendi gibi isyana ve günaha sürükler. Hatta bu durum bir süre sonra evliliğin de çatlamasına neden olur. Günümüzde ki boşanma olaylarının de en büyük sebeplerinden biridir.

3. Maneviyatı Güçlendirmek İçin

Evlilik için tanıştırılan çiftler arasında en önemli soru ve sorundan birisi de maddiyattır. Artık ilk önce namazı soranların sayısı azaldı. Gerçi müslümana namaz kılıyor musun? demekte ayrı bir olay. Maalesef ki günümüz de ki müslümanlık anlayışı bizleri bu soruyu soracak hale kadar getirdi. Her neyse ne diyorduk? Kabir de ilk soru namaz, bizlere dünya da hangi mesleği yaptığımızı, aylık gelirimiz sorulmayacak! Eş seçeceğimiz kişilere evvela namazını, orucunu farz ibadetlerini sormalıyız. Tabi ki maddi durumu hakkında da bilgi sahibi olmalıyız. Eşini geçindirebilecek kadar gelire sahip olmasının kafi olduğunu unutmayalım. Bugün parası için seçilen kişilerin yarın durumu kötü olduğunda kaçınız yanında kalacaksınız? ya da bu maddi hayata bağlı madde hayatı sizi ne zamana kadar doyuracak? Gerçek mana da bir doyuma ulaşmak için maneviyatı güçlendirmeliyiz. Takvalı, ler seçerek hayatımızın geri kalanın da gerçek huzuru yakalayabiliriz.

4. İyi Bir Nesil İçin

İyi bir nesil için imanlı eşlerle evlenmeliyiz. Bugün etrafımız da görüyoruz ve duyuyoruz; abdest almayı bilmiyorum, namaz kılmayı bilmiyorum’ diyen gençleri… Maalesef ki müslüman olduğu halde bunları bilmeyen ve farz ibadetlerinden haberi dahi olmayan bir nesil yetişiyor. Bu konuda evvela aileler suçlu. Her müslüman; üzerine düşeni yerine getirerek çocuklarına; Allah’ı anlatmalı, peygamberimizi sallallahu aleyhi ve sellem, kitabımız Kur’an-ı, dinimiz İslam’ı anlatmalı ve öğretmeli. Buluğ çağına geldiğinde namaz kılması gerektiğini, tesettüre girmesi gerektiğini bilen bir nesil yetişmeli. İmanlı, ibadetli, ilimli bir çift düşünün; evlerine gıybet girer mi? fitne girer mi? haram girer mi? hasetlik girer mi? umutsuzluk girer mi?.. böyle bir evde yetişen çocukları düşünün bir de; Ne güzel olur değil mi?

Devamı için tıklayınız]]>

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..